Zaman zaman içinden “bir şey olacak” hissi geçti mi?
Kalbin hızla atar, zihnin binlerce senaryo üretir.
Ama çoğu zaman o “kötü his”, bir sezgi değil — kaygının kendisidir.
Kaygı, zihnin seni koruma çabasıdır.
Ancak tehlike ortada olmadığı hâlde sürekli alarmda kalmak, hem bedeni hem ruhu yorar.
Önsezi sessizdir; kaygıysa yüksek sesle konuşur.
Aradaki farkı anlamanın yolu, zihnin sesini tanımaktan geçer.
Kendine şu soruyu sor:
“Bu düşünce beni uyarıyor mu, yoksa korkutuyor mu?”
Eğer korkutuyorsa, kaygıdır.
Kaygıyla başa çıkmanın ilk adımı, onu susturmaya çalışmak değil; “seni duyuyorum” diyebilmektir.
Çünkü duygular, fark edildiğinde güçlerini kaybeder.